Friday, August 17, 2007

EKMEĞİME DOKUNMA!


TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi, TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Marmara Bölge Şubesi ve TÜKODER'in Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın Ekmek ve Ekmek Çeşitleri Tebliği'nde yapmayı düşündüğü değişiklikte ekmekte gramaj uygulamasının kaldırılması konusunu içeren 14.08.2007 tarihli basın toplantısı metni aşağıdadır.

BASINA VE KAMUOYUNA

Ekmek dünyada en çok üretilen ve tüketilen temel besin kaynağıdır. Ülkemizde de durum aynı olup, kişi başına günlük enerji ihtiyacının %40’ı sadece ekmekten karşılanmaktadır. Fakir kesimlerde bu oran %60-70’lere kadar yükselebilmektedir. Buğdaydan un elde edilmesi sırasında ayrılan kepek ekmeğin mineral ve vitaminlerce fakirleşmesine neden olur. Bu durum özellikle gebe ve emziren kadınlar ile gelişme çağındaki çocuklarda beslenme yetersizliklerine yol açmakta, ayrıca fiziksel gelişme, kavrama yeteneği, çalışma verimi ve sağlık üzerinde olumsuz etkide bulunmaktadır.

Ekonomik yetersizliklerden dolayı beslenmesini ekmek ağırlıklı yapmak zorunda olan insanlarımızın daha sağlıklı bireyler olabilmeleri için ekmeğin besin içeriğinin zenginleştirilmesi konusuyla uğraşmak yerine Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Ekmek ve Ekmek Çeşitleri Tebliği’nde yapmayı düşündüğü değişiklikle ekmek gramajını serbest bırakmak istemektedir.

Ekmek gramajının serbest bırakılmasının en önde gelen nedenlerinden biri bu alanda yapılan israftır. Doğrudur, her 10 ekmeğin 1’i israf edilmektedir. Ülkemizde her yıl 44 milyar adet ekmek üretilmekte, yaklaşık 40 milyar adeti tüketilmekte ve 4 milyar adeti de israf edilmektedir. İstanbul 2 milyar adet ekmekle başı çekmektedir. Bu noktada israfın halkımızın hangi kesimi tarafından yapıldığının önemi ortaya çıkmaktadır. TÜİK’in verilerine göre ülkemizde 18 milyon yoksul, 1 milyon aç insan bulunmaktadır. Geçimini alın teriyle kazanan hangimizin evinde çöpe ekmek atılmaktadır? Ekmek israfının sorumlusunun öncelikle yoksulluğundan dolayı ekmek ağırlıklı beslenen insanlarımız olmadığının altını önemle çizmek isteriz.

Ekmeği israf eden kesimler ortaya net konmadığı sürece, ekmek israfının önüne geçilmesi adı altında gramaj sınırlamasının kaldırılması çözümden çok çözümsüzlük getirecektir.

Şimdiye kadar ekmeğin gramajının düşürülmesiyle ekmekler daha fazla şişirilerek tüketici kütle yerine hacim satın almak zorunda kalmıştır. Taslak bu haliyle kabul edilirse vatandaş ekmeğe daha fazla para ödeyecektir. Ayrıca, ekmeğin daha fazla kabarması için kullanılan maya ve kimyasal kabartıcı miktarının artırılmasıyla olası sağlık riskleri de beraberinde gelecektir.

Ekmeğin gramaj sınırlamasının kaldırılmasının etkilerini de yine öncelikle bu fakir kesim yaşayacaktır. Şu anda bile vatandaş 200 gr ekmek fiyatından 150 gr’lık ekmek alabilmektedir. Serbestlik getirildiğinde vatandaş 180 gr ekmekle 170 gr ekmek arasındaki farkı anlayamayacağından daha fazla para ödemiş olacaktır. Ekmek fiyatlarının ve gramajlarının denetimi zorlaşacaktır.

Özellikle son birkaç senedir Tarım Bakanlığının yetkilerini özele ve yerele devretme çabasının bir sonucu olarak gördüğümüz bu uygulama, üretici örgütlerinin ekmek gramajı ve fiyatlandırılması konusunda yetkilendirilmelerinin önünü açacak bir hareket olarak görülmektedir.

Ekmek gramajının belirlenmesi piyasa koşullarına bırakılamaz. Bu konuda gıdayla ilgili tüm alanlarda olduğu gibi resmi otorite yasal yetki ve sorumluluklarını elinde tutmayı sürdürmeli ve bu yetki ve sorumluluklar doğrultusunda piyasa üzerinde gerekli denetimi kurmalıdır. Bakanlığın bunca olanaklarına rağmen yeterince yapamadığı denetimlerin üretici örgütleri veya özel sektörün yapması mümkün değildir ve de bu denetimlerin çok da objektif olması beklenemez.

Buradan konunun yetkili ve sorumlularına sesleniyoruz :

Beslenmesi ağırlıklı olarak ekmeğe dayalı olan dar gelirli ve yoksul tüketicileri daha büyük sıkıntıya düşürecek bu uygulamadan vazgeçilmelidir, “Ekmek ve Ekmek Çeşitleri Tebliğinde Değişiklik Yapılması Hakkında Tebliğ Taslağı”nda ifadesi geçmeyen ekmek gramajları tebliğde açıkça yazılı olmalıdır.

Ücretlendirmenin yanı sıra gramajın belirlenmesi ve denetimi konusunda da tek yetkili olma arzusundaki üretici tekellerine dur denmelidir

Ekmek tanımları arasında halk tipi ekmeğin tanımı da yer almalı, halkımızın ekmeği ile oynanmamalıdır.

Bazı gelişmiş ülkelerdeki kilogram üzerinden satış fiyatı uygulamasının ülkemizde de uygulanabilecek seçenekler arasında düşünülmelidir.

Fırın sayısı ve kapasitesi bölge nüfusu göz önüne alınarak tespit edilmeli,ruhsatsız, hijyenik koşullara uymayan işletmeler hemen kapatılmalı, atıl kapasite, haksız rekabet , kalitesiz üretime neden olan ihtiyaçtan fazla üretim yerleri belirli sürede tasfiye edilmelidir.

Bütün bu saydıklarımızın yapılabilmesi için ciddi bir denetim mekanizmasının oluşturulması ve kayıt dışılığın önlenmesi gerekmektedir.

Tüketici örgütleri, meslek örgütleri, üniversiteler ve sivil toplum örgütleri ile birlikte konunun sonuna kadar takipçisi olacağız.

Saygılarımızla.

TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Marmara Bölge Şubesi

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi

Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER)

No comments: